4 Kasım 2014 Salı

John A. Endler - Çardakkuşları, Sanat ve Estetik

.
.
.
.


Çardakkuşları, sanat ve estetik
Bowerbirds, art and aesthetics

Çardakkuşları sanatçı mı ve estetik duyuma sahipler mi?
Are bowerbirds artists and do they have an aesthetic sense?

John A. Endler

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3419115/
https://www.landesbioscience.com/journals/cib/article/19481/


Özet
Erkek Çardakkuşları, çardak adı verilen ve sadece dişilerle eşleşmek için cazibe yaratmaya hizmet eden bir yapıyı kurmakta ve dekore etmektedirler. Dişiler hangi erkek Çardakkuşuyla eşleşeceğine karar vermeden önce birçok çardağı ziyaret etmekte ve seçmektedirler. Onlar gerçekten sanat yapmakta mıdırlar ve estetik bir duyuma sahip midirler? Bu sorulara açık bir yanıt vermeyi sağlayacak operasyonel bir sanat, yargı ve iletişim teorisine dayanan bir estetik duyum tanımı öneriyorum.

Anahtar Kelimeler: Çardakkuşları, hayvan yapısı (kurgusu), hayvan mimarisi, hayvan sanatı, hayvan estetiği

Giriş
Geometrik yüzey kalıbının ve geniş yolun belirgin bir yönü, kur alanını işaret ediş biçimi bir arada düşünüldüğünde, dayatılmış perspektif olarak bilinen geometrik optik bir yanılsamanın koşullarını mükemmel bir biçimde tertipler. Dayatılmış perspektif dişi tarafından geniş yol boyunca görülebilir daha fazla yüzey modeli yaratabilmek; iç bahçenin ve sergilenen objelerin algılanan boyutlarında değişiklikler oluşturabilmek ve dişinin dikkatini çekmede daha ileri düzeyde yanılsamalar yaratabilmek için olası sonuçlara sahiptir. Şu anda biliyoruz ki erkek Çardakkuşları ne kadar iyi dayatılmış perspektif yaratabilirlerse, o kadar çiftleşme hakkı kazanmaktadırlar.

Çardakkuşları Sanat Üretebilirler mi?

Bu soruya olumlu ya da olumsuz bir yanıt da verecek olsak, sonuçta sanatın tanımıyla bu yanıtları karşılaştırmamız gerekecektir. Maalesef, bir insan aktivitesi olarak sanatın tanımı sorunludur. …

Bazı tanımlar (güzelliğin üretimi, gibi) diğer sorunlu tanımlamalara bağlı kalmaktadır. Sadece kararsız ve çelişik değil, sanatın tanımı, aynı zamanda sanatsal yaratıcılığı sırf sınırlandırma düşüncesiyle belirlenmektedir. …

Karışıklığı asgariye indirmenin tek yolu, birçok fikri yakalamaya çabalayan operasyonel (eylemsel, işlemsel) basit bir tanımı yaratmaktır. Böyle bir tanımlama çabası aynı zamanda test edilebilir hipotezlere de izin verecek bir avantaja sahip olacaktır. Bu sebeple görsel sanatı, diğer insanların davranışlarına etki etmek için bir birey tarafından yaratılmış dışsal görsel bir kalıp yaratmak; sanatsal beceriyi, sanat yaratma olanağı şeklinde tanımlamayı öneriyorum. Etki altındaki davranışlar cezbedicilikten sanatın başkaları tarafından isteyerek gözlenmesine, sanatçıyla eşleşen izleyicilere kadar değişiklik gösterebilir. Bu tanım sanat ile geleneksel imlere eşit bir mesafeden yaklaşır ve hayvanlar da dahil imge teorilerini aynı hizada ele alır. Sanat objeleri sanatçının bedeninin bir parçası olmayan geleneksel imlerdirler. Fakat im olarak benzer fonksiyonların kökeninde beden vardır. Bu tanıma göre hem Çardakkuşları hem de insanlar sanata tepki göstermekte ve onu üretmektedirler, ve sanatın uygulayıcıları, sanatçı olarak isimlendirilebilir.

Çardakkuşları Estetik Bir Duyuma Sahip midirler?

Darwin ve Diamond Çardakkuşları sanatında estetik duyumun altında ilk olarak cinsel seçimin yattığını ileri sürdüler. Fakat hayvan estetiğine ilişkin birçok tartışmanın insanbiçimci olduğu ya da deneylerde insan-tarzı standartların kullanıldığı, ‘güzelliğin’ insanın sinir sitemiyle ilişkisi üzerine değerlendirildiği ya da hayvanların insan resmiyle test edildiği görülmektedir. Bu belgeler ilginç olmasına rağmen onların nasıl yorumlanacağı zor bir konudur, estetiğin cinsel tercih bağlamıyla ortaya konulmasına rağmen, ilk adım açısından iyi bir tercihtir.

Genel olarak estetik kavramı ve estetik duyum tanımı en az sanat kavram ve tanımı kadar tartışmalıdır, hele ki hayvanlara uygulandığında, çok daha tartışmalı. Filozoflar tarafından genel olarak üzerinde kabul gören görüş, estetiğin yargıyı gerektirdiğidir. Değerlendiren merci (estetik duyuma sahip biri) farklı niteliklerde sanat objelerini ya da bireysel özellikleri yargılayabilmeli ve hatta bir sıraya koyabilmelidir. Fakat yargılamak, değerlendirmek ne demenktir? Darwinci yaklaşım operasyonal bir tanım önerir: yargılamak, farklı sanat objeleri ve bireysel özellikler arasında sanatçı ve yargının uygunluğu üzerinde değişikliklere yol açan aktif bir seçimdir. Bu nedenle estetik, dönüşümlerin ortak uygunluğuna yol alan yargılama egzersizleridir. Bu tanımlar imalı bir biçimde örtük bir durumu içerir: yargının aleyhine uygunluğun bir kaybına, sanatçının lehine uygunluğun bir kazancına neden olacak hileli bir durum olduğu sürece sanatçı ve yargı yararlıdır.  

Yargının çeşitlemeleri insanlar arasında geniş bir yer tutmaktadır, fakat aynı durum hayvanlar için de geçerlidir. Örneğin dişi lepistesler bir birey olarak eşleşme tercihleri konusunda çeşitlilik gösterirler. İnsanlarda yargı çeşitliliği muhtemelen sanattaki çeşitliliği kışkırtır, bu durum hayvanlarda da aynı biçimde karşımıza çıkar. Yargıdaki ve sanattaki çeşitlilikler arasındaki kuramsal ilişkiyi araştırmak konuya bir aydınlık getirebilir. …

Sanatın, yargının ve estetiğin operasyonel tanımları şunu iddia eder: Büyük Çardakkuşları sanatçıdırlar ve estetik bir duyuma sahiptirler. Erkekler sanat yaratır, çünkü yaratmış oldukları çardak dişiler tarafından kendi iradesiyle görülür, sanatçıyla eşleşmeye kadar davranışlarında değişikliklere yol açar. Erkekler estetik bir duyuma sahiptirler, çünkü çardak geometrisini geliştirmek ve sürekli olarak sürdürerek ortaya çıkarmak, dayatılmış perspektifi ve çardağı yaratmak zorundadırlar. Başlı başına erkek Çardakkuşları ürettikleri sanatın niteliğini çeşitlendirirler (perspektifi zorunlu kılarak ve geometrik kalıplar arasında bağ kurarak).  Erkeklere göre dişilerde çok daha güçlü estetik kanıtlar bulunmaktadır. Dişiler sanatı ve en iyi sanatı ürettiğini ileri süren erkeği yargılar ve her ikisi de yeni nesil üretiminde faydalıdır. Erkeler kendi çalışmalarını yargılayabilirler, ama dişiler kesinlikle erkeği yargılar.

Çardakkuşlarında şöyle bir karışıklık da vardır: Dişiler erkekleri en iyi perspektifi ürettikleri için seçerler, ama bu, en özel erkeğin en iyi perspektif kalıbı hazırlayan olmasından çok, erkeğin serilmediği kur objelerinin birçok farklı örneğinin dişiyi yanılsamalarıyla şok edecek, donduracak denli kolayca görünür olmasındandır. Bununla beraber çardağın niteliği, kolayca görünürlüğü ve dikkati üzerine çakıcı özellikleri birbirini dışlamaz ve bütün bu faktörler dişinin yargısını etkiler. İnsanlar için ise, estetiğin hedefi her zaman bu kadar basit ve hatta tek şekilli değildir. Şeylere ilişkin tek bir açıklama aramak, tek tanrıcı geçmişimizin bize mirasıdır.

Dikenli balık, Çiklitgiller, Chubb, Kum Kayabalığı, yırtıcı kuşlar ve baykuşlar gibi diğer hayvanlar yapıları inşa ve dekore ederler. Fakat bu yapılar (bir yuva) yeniden imal nesnesi olmalarının yanında nitelik ve beslenme göstergesi oldukları için yardımcı, yan bir uğraş niteliği taşırlar. Birçok insan sanat objelerinin doğrudan bir işleve sahip olmaması gerektiğinde diretir. İşte bu nedenle örneğin Dikenli balığın renk dolu dekoratif yuvaları bir sanat olamaz. Fakat burada önerdiğimiz operasyonel tanım sayesinde bu türler, sanat yapmaktadırlar, yargıda bulunmaktadırlar ve estetik bir duyuma sahiptirler. Buraya kadar, sadece Büyük Çardakkuşları’nın sergiledikleri sanat izleyicilerinin davranışlarında değişiklik meydana getirmek dışında doğrudan bir işleve sahip değildir. Bu fikirler daha çok açıklığa kavuşturulmayı beklemektedir. Sanatın operasyonel, işlevsel bir tanımının kullanımı, yargılamada ve estetik ölçütler belirlemede, diğer hayvanlarda benzer olgular üzerine önsavların test edilmesine yardımcı olabilecektir.
(Çev. Melih Apa)


.
.
.
.