.
.
.
.
.
The Winter of Our Discontent
John Steinbeck
... Karısı ve iki sevimli çocuğu vardı. Yalnız kalabilir miydi? Ne mümkün... Gündüz müşterileri, akşamları karısı ve çocukları, gece karısı... Ansızın, banyoda, diye aklına geldi. Banyoda... Ancak o zaman yalnız kalabiliyorum.
54
54
Bi erkeğin sakin, kendine ait bir yerde daha iyi düşünebileceğine inanmasında garip bir yan vardır. Ben böyle bir yere sahibim. Hep vardı bu yer. Ama ben orada düşünmem.
58
58
... Mavi kağıtlara, koyu mavi mürekkeple, yuvarlak temiz bir yazıyla yazdığı mektuplarını bölükte tanımayan kalmamıştır. Hepsi de anlamadığım bir nedenle benim adıma memnundular. Eğer Mary ile evlenmek istemeseydim bile, güzel ve vefalı kadın tipi beni o yola sevkedecekti.
61
61
... Ölümü beni şaşırtmadı. Çünkü ihtiyar gemileri öğrettiği gibi ölümünü de öğretmişti bana. İçimde ve dışımda ne yapacağımı biliyordum.
63
63
... Bazen aptallık etmek insanı eğlendirir. Bazen de hayatınızın tekdüzeliğine son verir. Yeni bir başlangıç yapmanıza neden olur. Canım sıkıldığı zaman, kendime göre bir oyun oynarım. Böylece sevgilimin üzülmesine meydan vermem.
... İnsanoğlu birbirini iyi tanımaz. Yapabileceği tel şey karşısındakinin kendisi gibi olduğunu sanmasıdır.
65
... İnsanoğlu birbirini iyi tanımaz. Yapabileceği tel şey karşısındakinin kendisi gibi olduğunu sanmasıdır.
65
... İyi bir subay oldum. Fakat emir vermekten, irademin başkalarının iradesine üstün gelmesinden, karşımdakilerin beni görünce yerlerinden zıplamalarından hoşlansaydım orduda kalırdım.
66
66
... Onurlu bir yaşam o zamanın insanı için bir amaçtı.
93
93
... Yüzümü birkaç biçime soktum. Sonunda vazgeçtim. Mimiklerimin hiçbirisi soylu, muzip, mağrur ya da korkutucu değildi. Yüzümün ifadesi ne şekle sokarsam sokayım değişmiyordu.
96
96
Öyle sanıyorum ki, hepimiz ya da çoğumuz ölçülemeyen veya tarif edilemeyen nesnelere hayat hakkı tanımayan on dokuzuncu yüzyıl biliminin kurbanlarıyız. Açıklamasını yapamadığımız nesneler hayatlarına devam ettiler. Tabii bizim lütfumuzla değil. Bu nesneleri göremedik. Böylece dünyanın büyük bir parçası, işin niçininden çok nedeniyle ilgilenen mistiklere, delilere ve çocuklara kaldı. Çevremizde görmek istemediğimiz, fakat fırlatıp atmaya cesaret edemediğimiz, vazgeçemediğimiz eski, güzel bir hayli şey tavan arasında toplandı.
188
188
205
210
217
229
236
238
244