21 Mart 2026

Dörthe Binkert - Mekankoli Kadındır

.

.




.

.


Melankoli Kadındır

Dörthe Binkert

Çev. İlknur İgan, Ayrıntı Yayınları, 1995 İstanbul


7

Kederliyken yalnız kalmanın ve daha dikkatli olmanın bunca önem taşımasının nedeni budur: çünkü geleceğimizin içimize girdiği o görünürde olaysız ve donuk an, bize dışımızdan gelen diğer bütün konuşkan ve rastlantısal anlardan çok daha fazla yaşama yakındır. Kederliyken ne denli sessiz, sabırlı ve açık olursak yeni olan hayatımıza bir o kadar derin, bir o kadar yanılmadan girer, onu bir o kadar çok kendimize mal ederiz, bir o kadar çok bizim kaderimiz olur ve eğer daha sonraki bir gün "gerçekleşecek" olursa ... ona içimizin derinlerinde bir yakınlık ve akrabalık duyarız.


13

elem


14

Bir insanın kaldirabileceği neşe ne kadardır? Benim kitabım alçak sesle konuşma hakkı için, mola alma, keder duyma hakkı için, dönemsel geri çekişler için, düşüncelere dalma hakkı için ve hatta dışa karşı pasif ve "verimsiz" göründüğümüz zamanlar yaşayabilme hakkı için bir savunudur.


101

Dürbün mü mercek mi? İnsan bilincinin gelişmesinden bu yana melankoli insana özgü bir durum olmuştur. Melankoli, insanın kendisi üzerine ve iç dünyasını neyin bir arada tuttuğu konusunda düşünme imkânlarının bir bölümünü oluşturmuştur.


“Nerede melankolik ve hüzünlü bir akıl varsa..., orada şeytanın ekmeğine yağ sürülür”, Martin Luther...


102

Kara safra ya da melankoli toprağa benzer, sonbaharda çoğalır ve olgunlukta baskındır.


103

Melankolik mizacın hastalık düşüncesiyle birleştirilmiş olması ve o zamandan beri olağanüstü bir ilgiye hedef olması ilginçtir. Melankoliklerin hafifçe patalojikleştirilmesiyle de yetinilmemiştir; melankoli hastalığının diğer tiplere kıyasla belirgin bir karşıtlıkla ruhsal belirtilerle, korkuyla, insanlardan kaçmayla, çöküntü, hatta delilikle tanımlandığı göze çarpar. [Hipokrat: korku ve keder]


104

Melankoli anlayışı İsa’dan önce 4. yüzyılda iki önemli etken nedeniyle değişti: Büyük trajedinin sanrı teorisi ve platonik felsefenin mani düşüncesi. [mani düşücesi: “tehlikeli bir kaynak sayılsa da ‘melankolik mizaç’ en üst ruhsal kabarma olarak görülmeye başlamıştır.” Klibansky]


... şarap insanın içinde aşk ihtiyacı uyandırır...

Tini dolaysız olarak etkileyen ve insanı normalde yabancı olduğu durumlara sokan sadece odur.


106

Melankolik kişiyi kehanet düşlerine, geleceği okumaya, halüsinasyonlara eğilim gösterecek kadar güçlü biçimde etkileyen; “vis imaginativa”, yani yoğun hayal gücüdür.


[Efesli Rufus, İ.S. 2. yy] “Duyarlı ve olağanüstü bir kavrama yetisine sahip kişiler kolay coşkulanabilen, öngörülü ve canlı bir düş gücüne sahip insanlar olduklarından rahatça melankolik bir ruh haline kapılabilirler.”


... tutkuların acısını çeker...


108

[İ.S.3.yy] Melankolikler artık birer kahraman değildir, geleceği okuma yetisi hastalıklı bir ruhun kuruntularına indirgenmiştir. ... Melankoliklerin belirleyici özelliği ... umutsuzluktur, kuşkucu ve marazidirler, ...


Sonunda bu cansız, karanlık, cesaretsiz, hilekâr, para tutkunu, güvensiz ve korkak yaratıktan geriye neredeyse olumlu hiçbir şey kalmadı.


Antikçağda ve geç antikçağda oluştuğu ve şekillendiği haliyle dört özsu ve dört mizaç öğretisi bütün ortaçağ boyunca temel geçerliliğini korur. Bu düşünce birikiminin astrolojiyle bağlantısının kurulması ortaçağda ortaya çıkan aslında temel bir yenilenmedir.


109

Melankoli imgesi ancak Rönesans döneminde etkin bir biçimde değişmiştir. Melankoli, kozmik-astrolojik ve filozofik düşüncenin bileşiminde eski saygınlığını yeniden kazanacak ve dehanın anası sayılacaktır.


112

Melankolik kişi eylemsizliğe eğilim gösterdiğinden melankoli sık  sık “acedia”, tembellik ile karıştırılmıştır ve sonunda özdeşleştirilmiştir. Oysa “acedia” Hıristiyanlıktaki yedi büyük günahtan biridir.


146

Doğal yorgunluk durumu; yaraticı bir dönemin ardından ruhun ve bedenin yeni bir ivme kazanabilmesi için insanın kendi içinden yükselen, dışa karşı kısa bir süre eylemsiz kalma isteği, kurşun gibi ağırdır ve ruhsal güçlerin eylemsizliğini de içerir.


Kederi, çöküntüyü, varoluş sorunlarının korkutucu akınını meşru kılan bir "soluklanma molası" hakkı.


147

Melankolik kişi, olmayan bir şeyi kederle zihninde canlandırdığında anımsadığının ya da hayal ettiğinin gerçek olmadığını da kabul etmiş olur. Tam bu anda yeni bir yaşantı da oluşur. Olmayanın fantezide tamamlanmasıyla içteki iyileşir; çünkü bir an için bütünlenmiştir.


Keder, tada dönüşür; özlediğime gerçekten kavuşmak istediğimden kim emin olabilir ki? ... tamamen kendimize özgü yaşamımızı tüm tamamlanmamışlığıyla yaşayabileceğimizi ve yine de kimseninkiyle değişmek istemeyeceğimizi ve olana, düşüncelerimizde daha da fazlasını katmaktan bizi kimsenin alıkoyamayacağını kavrama da diyebiliriz.


melankoli: hem-hem de...

depresyon: ya-ya da...


depresyonun ya-ya da...’sında veda ve yeniden başlama yok!


Melankoli kadına özgü olandır aynı zamanda: Hem yaşam hem ölüm. Depresyon ise erkeğe özgü olandır: ya yaşam ya ölüm.


149

Tıpta melankoli tanımı ilk başlarda, sanrılar ya da çöküntü, bezginlik, korku ve sürekli keder haliyle tipik belirtiler gösteren bir ruhsal hastalık olarak kabul edildi. ... [antik dönemde] bu hastalığın tipik özelliği olan krizlerde, olumlu anlamda melankolilere yüklenen geleceği görme ve kehanet özelliklerinin de yansısı vardır.


Mekankoli hastalığının tedavisi için geç antik dönemde de ilaçlardan ziyade ruhsal olarak rahatlatıcı faktörler üzerinde durulmuştur: Aydınlık mekânlarda yaşama, hafif yiyecekler, alkol tüketiminde ölçülülük, hareket etmek, yer değişimi ve düşünce akışına olumlu etkilerde bulunma. Ayrıca müzikle terapi...


Bugün tıpta melankoli ve depresyon arasında çoğunlukla bir ayrım yapılmaz.


150

[Freud, sadizm ve mazoşizmin yanı sıra, ölüm dürtüsünün somut bir ifadesidir. Ölüm dürtüsü "başlangıç"a geri döndürür.] ... yaşamdan önce cansız olan vardı ve ölüm dürtüsü bu başlangıca geri dönmeye yöneliktir.


151

Bir felçleşme ve duygusuzluk durumu olarak depresyonda dönüşebilirlik bilinci eksik... ... melankolide, algılamanın merkezinde her şeyin dönüşmesi vardır. Geçicilik, keder, veda ve açılımlı bir özdeneyimin kanatlarında yükselme, dönüşüm süreci haline gelir.


152

Kadın melankoliktir; çünkü o kendisi bir çaba göstermeden içten dışa doğru kendisinin ve yaşamın sınırlarını barındırır. ... yas tutmayı ve vedalaşmayı bilir. ... -kendi içindeki dönüşümün bilgisiyle- bunun üstesinden gelir de.


153

Melankolik imgelem, olmayanı fantezide var ederek varlık kazanır. Olmayandan olan oluşur ve olan ancak böyle tamamlanır. Ancak melankolide imgeden tekrar uzaklaşılır; ... Yani melankoli yine özlenen imgeye veda eder ve böylece yeni etkinliklere alan açar.


bir ara durum, bir içebakış


... depresyonun ardında gizlenen zaten vedalaşmanın yaşanamayışı, dolayısıyla yeni olana yer açılamayışıdır.


153

... melankolinin yaratıcı bir şekilde "kullanımı" için önkoşul, gelişimin kaynaklarının kederli, acılı; yitim ve yitim korkularıyla damgalanmış duygularda bulunduğunu bilmektir.


154

Ancak derinlere kadar dalıp dibe vuranlar, ışığa ve havaya tekrar kavuşmak için gerekli ivmeyi alıp yükselebilirler.


... melankolinin kendisi de insanın korunduğu bir "yer"dir



.

.

.