24 Temmuz 2013 Çarşamba

Der. Ertan Yılmaz - Jean-Luc Godard

.
.
.
.
Jean-Luc Godard
Derleyen: Ertan Yılmaz
Gece Yayınları 1993 Ankara

12
Sinema, sanat ile yaşam arasında yer alan bir şeydir. Resim ve edebiyattan farklı olarak, sinema hem yaşamı verir hem de yaşamdan alır... Resim ve edebiyat başlangıçlarından bu yana sanat olarak varolmuştur, sinema ise böyle değildir.

16
... yaşam yalnızca berbat bir filmdir.

25
... Godard, toplumsal ile kişiselin gerçekte oldukları gibi ayrılmaz oluşlarını keşfetmiştir. [Ulus Baker: "Özel ilişkilerimiz, aslında toplumsal bir görünümdür yalnızca"] (28 ... kişisel ile toplumsalın birbirinden ayrılmaz biçimde iç içe geçmiş oluşu...)

28
... fahişeliğin farklı ve yine çok karmaşık bir biçimi... evlilik... Kocası için bir nesne, çocukların bakımının, evin idamesinin, birlikte seks yapmanın nesnesi. Buradan hareketle, yasal fahişeliğin bir türü olarak ya da Kant'ın dediği gibi, çiftlerin birbirlerinin cinsel organlarını yalnızca kendi aralarında kullanımını teminat altına alan bir sözleşme olarak evlilik...

36
O bir ev sinemacısıdır (a home movies man), çünkü sonuçta filmlerinin bir sinema izleyicisiyle ya da izleyicisiz gösterilmesi onu ilgilendirmez. Filmleri her zaman ilginç, genellikle heyecanlandırıcı ama yalnızca dostlara ve ilişkilere yönelik, kişisel bir sanat halini alıyor.

41
Gerçek dehşet, işgencenin kendisinden çok, işgencecilerin yaptıkları işi özellikle korkunç bulmamalarıydı.

49
"Mallermé'den beri sanatın kendini eleştirdiği bir döneme girdik. ... Örneğin bir heykeltıraş -Giacometti diyelim- belirli bir heykeli, alışılmış reçetelere ve prensiplere göre değil, ama hemen her heykelde kendisini sorgulayarak yapmayı dener."

... sinema zamansal (temporal) bir sanattır, resim ve heykelin aksine tamamen soyut olamaz...

81
... bir sentez, sanatın iki büyük yöneliminin bir bileşimi: Barok ve Klasik, biri zaman üzerindeki, diğeri mekân üzerindeki zafer.

128
Godard bize daha iyi bir yaşam reçetesi vermez; bu onun işi değildir. Ancak bu konudaki anlayışımızı zenginleştirir. Bir çok sanatçı gibi Godard da reformcudur: reformlarının ne kadar geçerli olduğuna, daha sağlıklı bir toplum oluşturmak için fedakarlık yapmayı ne kadar istediğimize karar vermek bize kalmıştır.

184
O, Lenin'in "Etik geleceğin estetiği olacaktır." sözünü sık sık yineledi, ama o, bu cümleyi tersinden okudu. Bu yüzden elimizdekiler politika üzerine bir sinema değil, ama sinemanın politikası üzerinedir.

"İşçi sınıfından ayrıyım, ama Hollywood'a karşı olan mücadelem bu sınıf adınadır, ancak buna rağmen işçiler filmlerimi görmeye  gelmiyorlar." (sendika militanları eşit ücret ile eşitliğin sağlanacağını farkettiler, ancak iletişimlerimiz eşit değil!)

Godard için 'politik film' yapmak olanaklı olsaydı bile, O'nun ilk olarak nasıl 'politik olarak film yapıldığını' öğrenmesi gerekirdi. Doğru içerik, doğru biçim olmaksızın bir işe yaramaz. Ve doğru biçim (henüz) yoktur. Bu nedenle politik sorunlar, estetik sorunlar çözülene dek beklemek zorundadır.

188
"Önce tıkınma gelir, sonra Ahlâk." Brecht

Godard, burjuva entellektüel devrimciliğinin ikilemini sembolize eder: tümüyle radikal politikaya kendini adamış, ama sınıfı ve rolü nedeniyle mücadeleye katılmaktan alıkonmuş - rahatı yerinde, beyaz, erkek, orta sınıftan ve orta yaşlı bir profesyonelin ikilemi.

"Yalnızca yapmak istediklerimi gerçekleştirmek için özgür olmak istiyorum.

191
... Godard, paranın nereden geldiğini hiç umursamıyordu. Onun için önemli olan filmlerin nasıl dağıtılacağı değil, filmlerin en iyi biçimde nasıl yapılacağıydı. Filmler bir kez ortaya çıktıktan sonra, dağıtım zaten kendiliğinden olurdu.

224
"Daha fazla politik olmak için politika sözcüğüyle ilişkiyi kesmemiz gerektiğini anlamaya başlıyoruz." Gorin, 1972

227
Yanıtlar vermek yerine sorular sormak, başkalarını dinlemeyi öğrenmek - bunlar Godard ve Gorin'in ... alçakgönüllü hatta kendini geri planda tutan devrimci erdemleridir.

233
Derin bir duyguyla yüklü görünüyor olmakla birlikte bu, bir duygu yokluğu halidir. Genelde hümanist burjuva sanatı gibi, boşluğunu dolu bir görünüşle gizler.

238
... entellektüellerin görevlerinden biri, insanları bir araya getirmek ve şeyleri değiştirmek adına insanları devrimci bir hareket içinde birleştirmek için, bu duyguları tanımlayacak doğru sözcükleri bulmaktır. Ve kuşkusuz bu, Gadard ve Gorin'in ... bütün filmlerinde ... yerine getirmeye kendilerini adadıkları bir görevdir.



.
.
.
.