2 Ekim 2013 Çarşamba

Joseph Beuys - 1990'da Yayınlanmış Bir Katalog

.
.


Joseph Beuys - Video Programı (Katalog)
Goethe Institut, 1990 (Baskı: Alba Ajans)

2
(Kalıntılar, geriye bırakılanlar ve diğer öteberi – Joseph Beuys ve film) “Hayatımı ve şahsımı, mesleğimin gereçleri olarak kullanmaya çalıştım.” … Sanatı siyaset olarak ele aldı, siyaseti de sanat olarak.

Joseph Beuys’un insan sesini “düşünce plastiğinin dolaysız özü” olarak kullanışını salt ve yoğun biçimde yalnız “Beuys” adlı filmde değil, konuşma ve tartışmalarının belgelendiği yayınlarda da bulmak mümkündür. Örneğin, 'görünmeyen heykel' kavramını 1979'da Rotterdam'daki Boymans-van Beuningen Müzesi'nde yaptığı bir konuşmada geliştirmiştir.

4
(Geriye Bırakılanlar…) "Beni ilgilendiren, fikirlerin yayılmasıdır". Onlar (bildiri ve mesajlar, tekrarlanma olanağı bulunmayan , bir defalık, az sayıda izleyicinin tanıklık edebildiği aksiyonları, çoğaltmanın mümkün olduğu objeler…, gösteriden geriye kalan nesneler, matbuat, kartpostal ve fotoğraf…, bazı önemli gösterilerin filmleri…), tüm toplumsal mekâna dağılmış antenleriydi Beuys'un ve her an sanatçıyla ve onun fikirleriyle bağlantı içindeydiler. İlk filmlerinden birinde "Soziale Plastik" (Toplumsal Plastik), anonim izleyici ile doğrudan iletişim kurmayı denemişti.

… kendisinin kurmuş olduğu Free International University

(Sondaki Başlangıç) Joseph Beuys'a göre sanatsal çalışmanın özünü oluşturan, maddi ve manevi malzemelerin değiştirilip yapılandırılmasını sağlayan plastik süreci en doğru biçimde temsil eden medyum filmdir.

5
… aksiyonlardan kalma eski objeler, yeni gösterilerin malzemesini [oluşturuyor]… Joseph Beuys'un her yapıtı, geçmiş çalışmaların enerjisiyle yüklüdür, gelecek süreçlerin tetiğini çeken provokasyonu bağrında taşır. Beuysiyen estetiğin başlıca öğeleri devinim, algılama alanının genişletilmesi ve izleyicinin bütün bunlara katılması için dile getirilen taleptir.

… bir portre filmi olan "Her İnsan Bir Sanatçıdır" yapıtı…

6
(Toplumsal Plastik) Düselldorf, 1969. 11 dakika, s/b, 16mm film
Filmde sadece bir eve giren birkaç kişinin kendilerini çalışan bir kamera ile karşı karşıya bulmasından oluşacaktı. … Burada Beuys bilinçli bir şekilde anonim film izleyicisiyle ilişkiye girmeye çalışacaktı.

Filmde, "toplumsal bir plastik" kavramı, film araçlarının tüm potansiyel ve kısıtlığı kullanılarak ifade edilir. Zamanın ve mekânın ötesine uzanan bu plastik, bir kamera ile projektörün naklettiği, Beuys, filmci ve izleyici arasındaki ilişkiden oluşur. Filmin gösterildiği toplumsal durum her defasında değiştiğinden, plastik de buna koşut olarak değişecektir.

Beuys ile anonim izleyici arasındaki tek taraflı iletişim sözsüzdür; salt bakışlar ve mimiklerle gerçekleşir.

14
(Joseph Beuys Rotterdam Boymans-van Beuningen Müzesi'nde) "Ben her insan bir sanatçıdır dediğimde sanatın yeni bir disiplini olarak sınıflandırabileceğimiz toplumsal bir sanattan söz ediyorum… Fakat bu genişletilmiş sanat anlayışı, yani insanı ve yaratıcılığını daha doğrusu insanın içinde özgür yaratıcı güç olarak yaşayan yeteneği kapsayan esas sanat anlayışı aslında antropolojik sanat olarak adlandırılmalıdır. Çünkü eğer tüm çalışma alanları insani yeteneği kapsıyorsa, bu anlayış insani çalışmayı da kapsıyordur… O halde, bu sanat anlayışı toplumun tüm iş merkezlerinde ve özellikle büyük çoğunlukta ortak çalışan örneğin endüstriyel alanlarda üretim yapan iş merkezlerinde geçerlidir. Toplumsal malzemeyle çalışmak insanı doğrudan resimlere götürmez. Resimlere götürebilir, götürmelidir de. Fakat bu, öncelikle, görünmeyen bir malzeme ile çalışmayı içerir, yani insani ilişkilerde çalışma, iki insanın karşılıklı değişen ilişkilerinde çalışma, ifade eğitimi ve dilde çalışma  insanların kendi aralarındaki iletişiminde, diyaloglarda, demek ki plastik sanatın daha esnek olan başka materyallerle yürütülen bu faaliyetler toplumsal sanat yapıtı halinde software'in (bilgi işlem programı) bir türü olan, malzemelerdir. Burada software doğa üstü bir anlam çağrıştırıyor. Bu tür software ve toplumsal malzeme içindeki bu çalışma, ölümünden sonra da işletilebilir ve doğumundan önce de faaliyete geçirilebilir. Kısaca demek istediğim, burada tamamen görünmez sanat yapıtı ifadesi altında çalışılıyor." J. Beuys

15
(Beuys, 1981. 11 dakika, renkli) "Tabii ki, dil benim için zaten heykelin birinci türüdür. İnsan düşüncelerini bir anlatım aracı ile şekillendiri. Dil ise anlatım aracının kendisidir. İnsanlar düşünceyi bir sanatçının eserini incelediği gibi incelemeyi öğrenmeliler. Eserin, şeklin oranını ve gücünü değerlendirmeliler." J. Beuys

16
(Buradan, 1984/87. 23 dakika, renkli) 'İktisadi Değerler' adlı çalışması… Demokratik Alman Cumhuriyeti'nden getirilmiş temel gıda maddelerinin raflara dizilmesinden ve bunların karşısına Düselldorf Ekolü'nde resimlerin yerleştirilmesinden oluşur. Sanatçı, objelerin ortak kimliğini, insan çalışması ve yaratıcılığı olarak belirler. Her yerde hissedilen insan enerjisinin yenilenmesi, Beuys için sadece özgürlük içinde kendini gösterebilir. Bunun için savaşmak ise sanatın görevidir.



.
.










.
.
.
.