20 Eylül 2010 Pazartesi

Pierre Bourdieu - Karşı Ateşler


.
.


Pierre Bourdieu 
paru en 1998 aux éditions Raisons d'agir.  
Karşı Ateşler 
(Çev. Sertaç Canpolat)

http://tr.scribd.com/doc/78192139/Kar%C5%9F%C4%B1-Ate%C5%9F-Pierre-Bourdieu


Devletin Sağ Eli, Devletin Sol Eli
* ... Platon'un harika bir kelimesi var; 'doksozof'; bu "genelgeçer kanının kendini bilge sanan uzmanı"...

Gerçek bir iktidar karşıtı eleştiri olmadan gerçek bir demokrasi de olmaz.

Küreselleşme Söyleni ve Avrupa'nın Refah Devleti

... neoliberalizm önlenemezlik suretinde ortaya çıkıyor..

egemenlerin hayali... git gide kolluk kuvveti işlevinde çekirdekleşen bir devlet hayali.

Toplumsal hareket devletin dürevine, yani eğitim, sağlık, sigorta gibi toplumsal işlevlerini yavaş yavaş terkedip baskı işlevi yüklenmiş cezalandırıcı bir devlet olmaya doğru küçülmesine karşı çıkmak için...

Dünyanın Sefaleti (Bourdieu'nün bir kitabı)

Günümüzde, insanlığın en nadir kültürel kazanımlarının iktisadi ve toplumsal temellerinin çökertilmesine ne ekleniyor? Yazarların, sanatçıların, düşünürlerin mücadelelerinin ve fedakarlıklarının orta yerinde durmadan büyüyen piyasa karşısında kültürel üretim evrenlerinin özerklikleri gitgide tehdit altında kalıyor.

kambiyo  para ya da para yerine geçen belgeler'in değiştirilmesi işlemi,
para yerine geçen ödeme yapılabilen her türlü çek çük yabancı para gibi araçların tümüne kambiyo denir.

İktisadi kuram, bir siyasetin maliyetleri hesaplanırken, toplumsal maliyet denen şeyi hesaba katmıyor.

Açıkçası üretimi, adaleti, sağlığı, maliyetleri, karları, her şeyi belirleyen iktisadi bakış açısını sorgulamak gerekiyor; aynı bakış açısı üstü örtülü biçimde mâli karlılıkla özdeşleştirerek dar ve soyut bir tanımını verdiği verimliliğin, hiç kuşkusuz, aslında ölçü alınan amaçlara bağlı olduğunu unutuyor; bu amaçlar, tıpkı bugünkü gibi, hissedarlar ve yatırımcılar için mâli kârlılıktır ya da müşterilerin ve kullanıcıların veya daha geniş olarak üreticilerin, tüketicilerin, böylece de gitgide daha geniş kitlelerin memnuniyeti ve onayıdır. Bu at gözlüklü ve ileriyi göremeyen iktisada karşı, çalışmaya ilişkin (örneğin iş güvencesi) bireysel ve ortak, maddi veya manevi tüm yararlar ile işsizlik ya da geçici işten doğan tüm maddi veya manevi maliyetleri (örneğin ilaç tüketimi) göz önüne alan bir "mutluluk iktisadı" öne sürmek gerekiyor. 

Yönetilenlerin, devleti, özellikle de kamusal yüzünü savunmasında yararları olduğunu düşünüyorum.

Devlet tarihsel açıdan, bir akılcılaştırma gücüdür ama egemenlerin tasarrufuna verilmiştir.

Kültür Tehdit Altında

bugün, gelişmiş dünyanın bütününde sanatsal üretim evrenlerinin başına gelen şey, ... kültürel dolaşımın ve üretimin, iktisadın zorunlulukları karşısında güç bela kazanılmış bağımsızlığı, kültürel ürünlerin bütün üretim ve dolaşım evrelerine ticaret mantığının girmesiyle tehdit altında kalmıştır.

Üretim, işletme ve yayım faaliyetlerinin birleştirilmesi egemen konumun film şirketlerini kayıran kötüye kullanımlarını doğuruyor.

kısa vadede yüksek kâr arayışı

... kısa vadeli kâr zihniyetinin, geri dönüşü belirsiz ve çoğunlukla da ömür yetmeyen yatırımlar isteyen kültürün tam bir reddi olduğu nasıl görülmez?

Gombrich'in de dediği gibi, "sanatın ekolojik koşulları" yok edildiğinde, ölümü de tez gelir.

... imza atma hakkı ... renkleri, bunları kullanma yöntemini, konuyu seçme hakkı ... telif hakkı ... az bulunurluk, özgünlük ve nitelik için mücadele ,,,  doğrudan bir geri dönüşü olmayan filmler yapmak ... Bir eserin bir mamûl maddeye, bir mala indirgenmesiyle bunların hepsi bugün tehdit altındadır.

Yeni Bir Enternasyonalizm İçin

... abartmışım gibi görüneceğim -felaket tellallığı- ama neoliberal önlemlerin kültüre yönelik tehditleri devasa boyuttadır. Çeşitli devletlerin Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldıklarında imzaladıkları ve bugün uygulanma müzakereleri yürütülen Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATT) ... (GATT) tüm hizmetlerin serbest mübadele yasalarına açılmasını ve böylece de eğitim ve kültür gibi temel haklara cevap veren hizmetler de dahil olmak üzere tüm hizmet faaliyetlerinin ticari mala ve kâr kaynağına dönüşmesini olanaklı kılınmasını dayatmakta.

... paranın harekete geçirdiği entelektüel kaynakları iktisadi çıkarların emrine vermeyi bilen böyle bir siyaset, seçili kurbanlarının, yani en çok özerklik arayışı içindeki sanatçıların, yazarların ve bilginlerin oybirliği ile reddine yol açabilecektir.

Siyasi bir seferberliğin "hedefleri" günümüzde son derece soyut ve kültürlü dahi olsa vatandaşın gündelik deneyiminin çok uzağındadır.

... daha şimdiden neyi yiyip neyi yemeyeceğimize, okuyup okumayacağımıza, sinema ya da televizyonda neyi görüp göremeyeceğimize ve dahasına karar veren, faal ve etkin bu Big Brother çoktan mevcut.
.
.
.